Şişli’nin Nur’u Trans Birey Jalesu İle Kahve Molası

Şişli’nin arka sokaklarından birinde, Nur Pastanesi’nin pembe perdeli camından sızan kahve kokusu, Jale’yi her sabah içeri çekiyor. Burası onun “güvenli limanı”… Trans bir kadın olarak, kentin sert rüzgarlarına karşı sığındığı tek yer değil belki ama “İnsanlar burada bana ‘Jale’ diyor,” diye fısıldıyor, elindeki fincanı avuçlarıyla ısıtırken.

“Nur’un Gizli Müşterisi”

Nur Pastanesi’nin sahibi Emel Teyze, Jale’yi ilk gördüğünde, “Kızım, senin kahveni nasıl alırdın?” diye sormuş. O an, Jale’nin yüreğine düşen sıcaklık, bugün bile anlattığında gözlerini ıslatıyor: “Kimliğimdeki isimle değil, benim seçtiğim isimle seslenen ilk kişi oydu.” Şimdi her sabah 09:30’da, “Jale’nin özel karışımı” hazır: Az şekerli Türk kahvesi, yanında bir dilim limonlu kek…

“Kahve Molası Derken, Aslında…”

Jale, kahvesini yudumlarken anlatıyor: “Dışarıda bazen ‘erkek’ diye bağıranlar oluyor. Ama burada, Emel Teyze’nin ‘kızım’ı ve müşterilerin ‘günaydın’ı, bana güç veriyor.” Nur Pastanesi’nin müdavimleri arasında artık onu merak edenler de var: Kimi “Saçların ne kadar güzel!” diyor, kimi utana sıkıla “Senin hikayeni dinlemek isterim…”

Bir Fincan Kahvenin Hatırlattıkları

Jale, iki yıl önce ailesinden kaçıp Şişli’ye geldiğinde, bir bankta uyuyakalmış. “Sabah uyandığımda, elimde bir simit ve yanında bir kâğıt bardakta sıcak çay vardı,” diyor. O çayı getirenin Emel Teyze olduğunu sonra öğrenmiş. Bugünse, pastanenin duvarında Jale’nin çizdiği bir gökkuşağı resmi asılı: “Burası artık benim de evim.”

“Trans Olmak Bu Mahallede Ne Demek?”

Jale’ye göre Şişli, “Bir yanda ışıltılı mağazalar, diğer yanda gizlenen önyargılar…” Ama Nur Pastanesi gibi yerler, ona göre “küçük devrimlerin başladığı noktalar”. Geçen hafta, masasına bırakılan bir notta şunlar yazıyormuş: “Senin cesaretin, bana da ilham oldu. Teşekkürler.”

Son Sipariş: Umut

Jale, kahvesini bitirirken söylüyor: “Belki bir gün herkes, kim olduğunu saklamadan bir kahve içebilecek. O güne kadar, benim molam burada devam edecek.”

Kapıdaki çıngırak çalıyor… Gelen, Jale gibi “kendini arayan” bir genç. Emel Teyze, hiç tereddüt etmeden sesleniyor: “Hoş geldin kızım! Kahven nasıl olsun?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir